Merhaba Güzel İnsan,Adını o listeye yazdığın an bana bir şey söyledin: "Necmi, anlattıkların boşa gitmiyor." Bu benim için çok şey ifade ediyor.Ama bugün sana bir şey sormak istiyorum:E-book'u okurken en çok hangi cümle seni durdurdu?Benim tahminim şu: Finansal Özgürlük bölümündeki o satır.2017 yılında maaşım 8.400 liraydı. O zamanlar için iyi bir rakam. Ama cebimde tek kuruş birikim yoktu — üstelik kredi kartı borcu gırtlağımdaydı.Maaş yattığında bir nefes alırdım. Ay sonuna kadar o nefesi tutardım.Sorun maaşın azlığı değildi. Sorun şuydu: Maaşım her arttığında, harcamalarım da gölgem gibi peşimden geliyordu. Buna ekonomistler "lifestyle inflation" diyor. Ben ise o yıllarda buna bir isim bile koyamamıştım. Sadece her ay sonunda kendimi suçlardım.O A4 kağıdını ilk kez ortaşimden ikiye böldüğümde — sol tarafa gelenler, sağ tarafa gidenler — "gidiyor" sütunu koca bir sayfa doluydu. O an içim çatladı. Ama aynı zamanda ilk kez gerçeği net gördüm.Uyanış acı olabilir. Ama o acı olmadan başlamak da mümkün değil.E-book'ta yazdığım 500 TL kuralını hatırlıyor musun? Küçük görünüyor, biliyorum. Ama o 500 TL bir birikim değil — o senin "hayır" diyebilme hakkın. Patronuna, kötü bir teklife, seni sıkıştıran her şeye.Sonraki maillerimde bu yolculuğu adım adım anlatacağım. Hem kendi hikayemi, hem de sana yarın sabah uygulayabileceğin somut şeyleri.E-book'u okurken aklına takılan bir şey olduysa, bu maile direkt cevap yazabilirsin. Her mesajı ben okuyorum.Yakında görüşürüz,Necmi ÖzarıNot: Bir sonraki mailimde sana, 15 yılda öğrendiğim ve hiçbir yerde bu kadar açık anlatılmayan bir şeyi paylaşacağım. Konu başlığını görünce anlayacaksın.

May 16, 2026
•
2 min read